Yaşadığımız coğrafya, farklı dönemlerden ve kültürlerden günümüze ulaşan çok sayıda tarihî ve mimari değere ev sahipliği yapmaktadır. Antik yapılardan kalelere, geleneksel evlerden ibadethanelere, köprülerden önemli kamu yapılarına kadar her eser geçmişten günümüze uzanan bir hikâye taşır.
Bu eserlerin korunması kadar doğru, anlaşılır ve erişilebilir yöntemlerle tanıtılması da önemlidir. Kültürel mirası yalnızca görsel anlatım araçlarıyla sunmak, toplumun bazı kesimlerini deneyimin dışında bırakabilir.
Erişilebilir maketler, kültürel değerlerin daha kapsayıcı biçimde anlatılmasına yardımcı olur. Bir yapının üç boyutlu modeli, ziyaretçilerin o yapının genel biçimini, önemli bölümlerini ve çevresiyle olan ilişkisini daha kolay anlamasını sağlar.
Her yapı farklı bir hikâye anlatır. Bir kale bölgenin savunma geçmişini, bir liman ticaret kültürünü, bir ibadethane toplumsal yaşamı, geleneksel bir ev ise gündelik hayatın izlerini taşıyabilir.
Maketler sayesinde bu hikâyeler daha somut ve anlaşılır hâle gelir. Özellikle dokunsal özelliklerle hazırlanan çalışmalar, görme engelli ziyaretçilerin yapılar hakkında daha bağımsız biçimde bilgi edinmesine katkı sunar.
Maket üretimi aynı zamanda bir araştırma ve belgeleme sürecidir. Yapının biçimi, ölçüleri, belirgin özellikleri ve mimari karakteri incelenir. Elde edilen bilgiler, uygun malzemeler ve teknikler kullanılarak üç boyutlu bir çalışmaya dönüştürülür.
Engelli bireylerin bu sürecin içinde aktif olarak yer alması, çalışmaya önemli bir toplumsal değer kazandırır. Kültürel miras, toplumun tüm üyelerine aittir. Bu nedenle engelli bireylerin kültürel mirasın korunması, üretilmesi ve tanıtılması çalışmalarında etkin rol üstlenmesi gerekir.
Engelsiz Turizm Derneği olarak farklı bölgelerde bulunan kültürel ve mimari değerleri erişilebilir maketlerle anlatmayı hedefliyoruz. Böylece yalnızca geçmişi korumaya değil, daha eşit ve kapsayıcı bir gelecek oluşturmaya da katkı sunuyoruz.
Her maket geçmişle bugün arasında bir köprü, her üretici ise bu köprünün değerli bir parçasıdır.

